Tag Archives: cite de pera

Bir Bahar Pasajı

Standard

Bu Kategoriyi oluştururken çok faydalandığım ve ilham aldığım bir kitap var;

İstanbul 1910-2010 ‘Kent, Yapılı Çevre ve Mimarlık Kültürü Sergisi’ nin kitap hali.

Sergi santral İstanbuldaydı, hatırlıyorum annemle gitmiştik.
Tünel- Maslak Su Hattının, Batı yakası, Görünüş olarak yer alıyor kitapta.Hangi binayı yazsam diye bakıyorum, yapıların tarihi kullanım sıralaması için faydalanıyorum, elbette daha bir çok şey…
Bu serginin ve dolayısıyla bu kitabın ortaya çıkmasında değerli katkıları olan herkese çok teşekkür ederim.

fotoğraf (3) fotoğraf (1) fotoğraf (2)
Bugünkü konumuz belki başlıkdan da tahmin edebileceğiniz gibi; Çiçek Pasajı

cicek_pasaji_1

Acaba ismi nereden geliyor? Bu pasajın adı önceden Sait Paşa Pasajı imiş. Bolşevik devriminden sonra İstanbula göç eden Rus Kızlar, yoksulluktan bu bölgede çiçek satmaya başlamışlar. İstanbul’un işgali sırasında İngiliz ve Fransız askerler bu kızlara sarkıntılık yapmaya başlamış ve onlar da bu pasaja sığınmışlar, zamanla bu pasajda Çiçek dükkanları açılmaya başlanmış ve böylece adı da bugünkü halini almış.

Aslında eski ismi Cite de Pera, şu anda cephesinde bile bu ismi okuyabilirsiniz. Yani Pera Şehri.

cicekpasaji-SB

1876 yılında, O dönem saraya bile borç verebilecek kadar zengin olan Rum banker Hristaki Zagros Efendi yanan Naum tiyatrosunun yerini satın alır ve Mimar Cleanthy Zanno’dan bu alan üzerine yeni bir tip çarşı ve apartman olabilecek bir proje yapmasını ister. Bina o dönem pek moda olduğu üzere Paris tarzı yapılır ve içinde 24 adet dükkan ve üst katında gene 24 adet lüks daire ( günümüzün residence’ı 🙂 olarak inşaa edilir.

‘Maison Parret ve Vallaury’nin pastanesi, Nakumara’nın Japon mağazası, Dulas’ın Natürel çiçekçisi, Schumacher’in hamur işleriyle ünlü fırını, Yorgo’nun meyhanesi, Keserciyan’ın terzihanesi, Acemyan’ın tütüncü dükkânı, Hristo’nun kafesi… pasajın ilk 30 yılı içerisinde faaliyete geçen önemli dükkânlarından sayılabilir.’

1908 yılında mülkiyet Sadrazam Küçük Said Paşa ya geçer. Asıl olarak 1940‘lı yıllarda açılan meyhaneler (özellikle Nektar Birahanesi) büyük bir müşteri kalabalığı çekmeye başlar. 1950’lerde çiçekçiler başka sokaklara doğru kaymaya başlayınca boşalan yerlere yeni yeni meyhaneler açılmaya devam eder. 1950’lilerin sonunda “Çiçek” adı daha çok bir hatıra olarak kalır ve pasaj tümüyle bugünkü meyhane kimliğine bürünür.

SONY DSC

Bu özelliğiyle şu anda herhalde İstiklal caddesinin en bilinen Pasajı olmalı kendisi, oldukça turistik ve maalesef pahalıdır. Günümüzde yaklaşık 10 restaurantı, balığı, mezesi rakısı birasıyla sevenlerini ağırlamaya devam ediyor, 2 girişi var, biri İstiklal caddesinden biri Balık Pazarı tarafından.

1978 de bina bakımsızlıktan aniden çöküyor ve 1988 e kadar bu şekilde kalıyor maalesef.

3 katlı geniş bir alana oturan yapıda, oldukça görkemli bir cephe mimarisi hakimdir.Karyatidler ( kadın figürlü sütun ), aslan ve insan başlıkları cephede biraz dikkat edildiğinde rahatlıkla görülebilir. Süslemeler ve mimarideki hareketli düzenleme göz önüne alındığında bu bina 19.yy Seçmeciliğinin tipik örneklerinden biri sayılabilir.

Çiçek-Pasajı-karikatür

çiçek pasajında hayat bir başka akar:)

karyatit

fikir olması açısından ipeğin odasındaki bir karyatit heykelciği, diğer arkadaşları ile birlikte

Son olarak eski bir Çiçek Pasajı hatırası ile yazıyı noktalamak istiyorum, resim çekileli çok zaman olsa da resimdekilerin kadeh kaldırmaları hala devam ediyor, ve umarım hep edecek…

çiçek pasajı

esen-ebru-irem-burçak-ipek
çiçek pasajı / 1997

Reklamlar